Tefviz Der  olarak katıldığımız 3. İstanbul Eğitim Zirvesi bu yıl “Eğitimde Değişimi Yönetmek” temasıyla 17-18 Kasım 2023 tarihlerinde İstanbul’da yüz yüze gerçekleştirildi.

Zirve, dünyanın dört bir yanından gelen katılımcıların eğitime dair gelişmeleri kapsayan ve farklı ülkelerden deneyimlerin paylaşılmasına imkân tanıyan küresel bir çerçevede gerçekleştirildi. Zirve sırasında farklı seviyelerde tartışma ve öğrenme fırsatları da sundu. Zirvenin üst düzey oturumunda; farklı ülkelerden eğitim bakanlarının katılımıyla “Eğitimde Değişimi Yönetmek” konusu müzakere edilirken üç panelde, ana temanın farklı yönlerini tartışmak üzere akademisyen ve alan uzmanları ağırlandı. Panellerde, “Eğitim Paradigmaları ve Felsefelerindeki Değişim”, “Dijitalleşme Çağında Eleştirel Düşünme Yeteneğini Korumanın Yolu: İnsan Olarak Kalma”, ve “Toplumsal Değişimler ve Sürdürülebilirlik, Okul Mimarisi ve Mekânın Öğretici Rolü” konuları tartışıldı. Buna ek olarak, “Türkiye Yüzyıl’ında Eğitim” ve “Yarının Eğitim Dünyasında Teknoloji” oturumları da gerçekleştirildi. Ayrıca çeşitli ülkelerdeki Maarif Okullarından derlenen “Eğitimde İyi Örnekler” sunumları ve çeşitli etkinliklerle de fuaye alanı zenginleştirildi.

Tüm yolların sınava çıktığı tüm öğrenmelerin sınav için olduğu bir süreçte “öğrenmeyi öğrenmek” mottosu ne kadar gerçekçi olabilir ki?

Sınav odaklı olmayan sınavı öncelemeyen öğrenmenin keyifli, merak ve heyecanı kamçılayan, doyuran bir süreç olması her şeyden öncede bireysel olması işte yeni yüzyılın eğitim vizyonu bu.

Dijital dünyada çalışma paradigmaları da değişiyor. Bilgi çağında hızla öğrenenler potansiyellerini ya kullanamıyor ya da boşa kullanıyor. Diğerlerini beklemek zorunda kalıyor ve sistem genelde geride kalanı çekelemek ağırlıklı bir gündemle ilerliyor. Başarısızlığı nasıl başarıya çevirebilirim kaygısıyla performans sergiliyor eğitimciler velilerin de talebi baskısı bu yönde.

Ancak iyi olana da yol açan,  koşanı, uçanı bu potansiyellere sahip olanı durdurmaktan vaz- geçen, seçenek üreten onu da destekleyen bir sistemde, bir vizyonda eğitimin geleceği

standartlaştırma yerine kişiselleştirmede. Çağımızda kariyer türleri arttı artık herkese aynı şeyleri öğretmeye gerek yok. Ortak müşterek korunarak çekirdeği verebiliriz. Ve o çekirdek etrafında müfredatı kişiselleştirmek üzerine kafa yormak çok daha sağlıklı olur.

Bireyin yetenekleri potansiyeli ortaya çıkartıldığında pasif öğrenmeden aktif öğrenmeye geçer. Bizim Tefviz Çocuk Akademisinde yapmaya çalıştığımız da tam olarak bu.

İstiyoruz ki çocuklar farklı alanlarda sınav derdi ve baskısı olmadan sadece dinlesinler, araştırsınlar, sorgulasınlar, keşfetsinler ve keyif alsınlar özgürce konuşabilsinler yargılanma endişesi duymadan. Ve fark etsinler neyi seviyorlar, ne onları cezbediyor, hoşlarına gidiyor, gözleri hangi alanlarda parlıyor. Ya da tam tersi.

Biz çocuk akademimizde onlara sadece alan açıyoruz deneyimleme ve keşif alanları.

Sadece dinleyici, hazırın dikte edildiği alıcılar olmamaları proje tabanlı çalışmaları için teşvik ediyoruz onları. .

Değişen eğitim paradigmalarına göre yeni yüzyılın eğitimcisinden beklenen artık “sahnedeki bilge olma rolünden sıyrılması ve yan taraftaki karaktere dönüşmesi.

Aslımda biz buna “Koçluk ya da Koçvari Eğitmenlik” diyoruz.

Öğrencinin kişisel yolculuğunda onun ardından itekleyen, önünden çekeleyen olmayan sadece ona rehberlik eden ve onun yanında i ona eşlik eden koç eğitmenler…

Eğitmenler sınıflarda onları kopyalayacak zihinler olmadığını tam tersi sınıflarında “ gelecek” olduğunu fark edebilirse gidişat değişebilir.

Dolayısıyla aslında geleceğin senaryosu ve bu araçları yönetmek öğretmenin elinde.

Share This Story, Choose Your Platform!

Bizimle İletişime Geçin

Tefviz Akademiyle Tanışmak İçin Formu Doldurun